Cami, Sinagog ve Kilise Aynı Kampüste: Omaha'nın Tri-Faith Girişimi ve Amerika'da Dinlerarası Diyalog
Nebraska'nın Omaha şehrinde bir cami, sinagog ve kilise 38 dönümlük aynı kampüsü paylaşıyor. Dünyada benzeri yok. Tri-Faith Initiative, 11 Eylül sonrası bir hahamla imamın diyaloğundan doğdu.
Nebraska’nın Omaha şehrinde, birbirine komşu üç bina yan yana duruyor: bir cami, bir sinagog ve bir kilise. 38 dönümlük aynı kampüsü paylaşan bu üç ibadet yeri, dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan bir modelin parçası. Adı: Tri-Faith Initiative.
11 Eylül’den Doğan Bir Diyalog
Hikaye, 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından başlıyor. Omaha’da bir haham ve bir imam, artan gerginlik ortamında konuşmanın değil, susmanın tehlikeli olduğuna karar verdi. Başlattıkları diyalog, yıllar içinde somut bir projeye dönüştü.
Bugün Tri-Faith kampüsünde üç ayrı ibadet yeri yer alıyor:
- American Muslim Institute — cami
- Temple Israel — sinagog
- Countryside Community Church — kilise
Üçünün ortasında ise Tri-Faith Center adlı ortak bir tesis bulunuyor. Burası, üç topluluğun birlikte program düzenlediği, yemek yediği, tartıştığı ve öğrendiği bir alan.
Nasıl İşliyor?
Her üç topluluk kendi ibadetini kendi binasında, kendi geleneğine göre sürdürüyor. Kimse diğerinin inancını benimsemeye zorlanmıyor; amaç birleşme değil, birlikte yaşama.
Kampüsteki ortak programlar şunları kapsıyor:
- Ortak yemekler: Üç topluluğun birlikte hazırladığı ve paylaştığı sofra etkinlikleri
- Gençlik programları: Farklı inançlardan çocuklar birlikte büyüyor, birbirlerinin geleneklerini tanıyor
- Eğitim seminerleri: Her topluluk diğerlerine kendi inancını, tarihini ve değerlerini anlatıyor
- Topluluk hizmeti: Birlikte gerçekleştirilen gönüllü çalışmaları
En dikkat çekici sonuç belki de en basiti: bu kampüste büyüyen çocuklar için bir Müslüman, bir Yahudi veya bir Hristiyan komşuyla yan yana yaşamak olağan dışı bir durum değil — normalin ta kendisi.
Amerika Genelinde Dinlerarası İşbirliği
Tri-Faith Initiative benzersiz bir model olsa da Amerika genelinde dinlerarası diyalog çabaları giderek güçleniyor.
Interfaith Civic Pluralism Fellowship
Interfaith America kuruluşu, Ekim 2025’te 70’ten fazla başvuru arasından 9 farklı inanç ve dünya görüşünü temsil eden 16 lider seçerek 9 aylık bir burs programı başlattı. Program, sivil çoğulculuğun güçlendirilmesine odaklanıyor.
New York’ta Gençlik Güçlendirme
Interfaith Center of New York (ICNY), “Breaking Barriers: Interfaith Youth Empowerment Workshop” adlı bir atölye programı düzenledi. Güney Asyalı Hindu, Müslüman ve Sih topluluk liderleri tarafından yönetilen program, New York’un dini açıdan çeşitli genç nüfusu arasında birlik duygusunu güçlendirmeyi amaçlıyor.
HIAS ve Yahudi Toplulukların Mülteci Desteği
HIAS kuruluşu, 2025 yılında 600’den fazla Yahudi cemaatini mülteci ve göçmen karşılama çalışmalarında seferber etti. Baltimore’daki Brown Memorial Presbyterian Church, mülteciler ve göçmenler için temel ihtiyaç malzemeleri içeren 40’tan fazla “Komşu Paketi” hazırladı.
Chicago Dinlerarası Sempozyumu
2025 Chicago Dinlerarası Sempozyumu, Sih Dharma International’ın Bakanı Shiva Singh Khalsa ve Evanston’daki Beth Emet The Free Synagogue’un yeni seçilen Başkanı Nisan Chavkin gibi farklı inançlardan liderleri bir araya getirdi.
Sih Koalisyonu’nun Dayanışma Çalışmaları
Sikh Coalition, dinlerarası dayanışma programlarıyla farklı inanç grupları arasında köprüler kurarak ayrımcılığa karşı ortak bir duruş sergilemeyi hedefliyor.
Türk-Amerikan Topluluğu ve Dinlerarası Diyalog
ABD’deki Türk kuruluşları da bu dinlerarası diyalog hareketinin aktif katılımcıları arasında. Niagara Foundation’ın Chicago’daki dinlerarası Şükran Günü yemekleri, ATFA’nın Kuzey Virginia’da 40’tan fazla farklı kuruluşla işbirliği, Raindrop Turkish House’un El Paso’daki kültürlerarası etkinlikleri — Türk-Amerikan topluluğu, dinlerarası diyaloğun ABD’deki en aktif destekçilerinden biri.
Bu belki de şaşırtıcı değil: Türk kültürü tarih boyunca farklı inançların bir arada yaşadığı bir coğrafyanın ürünü olmuştur. İstanbul’daki cami, kilise ve sinagogların yan yana durması, Omaha’daki Tri-Faith Initiative’den yüzyıllar önce başlamış bir geleneğin yansıması.
Birlikte Yaşamanın Pratiği
Tri-Faith Initiative’in kurucularından biri bir keresinde şöyle demiş: “Birbirimizi sevmek zorunda değiliz. Ama birbirimizi tanımak zorundayız.”
Bu basit ilke — tanışmak, konuşmak, aynı sofraya oturmak — Amerika’nın farklı toplulukları arasında güven inşa etmenin en etkili yolu olmaya devam ediyor. Ve bu güvenin inşası, büyük siyasi kararlarla değil, mahalle düzeyinde, kampüs düzeyinde, sofra düzeyinde gerçekleşiyor.
Bu yazı Interfaith America, Interfaith Center of New York, HIAS, Sikh Coalition ve Tri-Faith Initiative kaynaklarına dayanmaktadır.